TAHRAN - Şeriatla yönetilen İran rejimi, Kürt gazeteci Abdulvahid Hiwa Botimar hakkında geçtiğimiz yıl uluslararası baskılar sonucu geri çekmek zorunda kaldığı idam kararını yeniden verdi. İran Adalet Bakanı kararı kurandan ayetler okuyarak açıkladı.
Uluslarası baskılar sonucu idam cezasına çarptırılan Botimar’ın yeniden ama bu kez farklı bir suçtan idamla cezalandırıldığını İran Adalet Bakanı açıkladı.
BAKAN KURAN’DA İDAM DELİLİ ARADI
İran Adalet Bakanı Ali Reza Cemşidi yaptığı açıklamada, Abdulvahid Hiwa Botimar’ın bu kez ‘arazi yolsuzluğu’ iddiasıyla idam cezası aldığını belirterek, Botimar’ın suç işlediğini kanıtlamak için kurandan ayetler okudu.
İran yönetiminin yeni idam kararını Botimar’ın ailesi ve avukatına henüz bildirilmediği öğrenilirken, uluslararası insan hakları kurumları cezaya karşı Tahran yönetimine eleştirilerini iletmeleri bekleniyor.
25 yaşındaki Adnan Hasanpur ve 29 yaşındaki Abdulvahid Hiwa Botimar 16 Temmuz 2007 tarihinde Meriwan Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırılmıştı. Her iki gazeteci de Ağustos 2005’te kapatılan haftalık Aso gazetesine çalışıyordu.
GAZETECİ HASANPUR 'CASUSLUKLA' SUÇLANIYOR
İran Yüksek Mahkemesi ‘casuslukla’ suçladığı 25 Ocak 2007’de tutukladığı Kürt gazeteci Adnan Hasanpur’un idamına 22 Ekim 2007 tarihinde onay verdi. Hasanpur, “casusluk” suçlamasının yanısıra “askeri alanlara ilişkin bilgileri ifşa etmek” ve “Amerikan Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kişi ile ilişkiye geçmek”le suçlanıyor.
İran’da tutuklanan gazetecilerin hemen hemen çoğu benzer iddialarla suçlanıyor. Şeriatla yönetilen İran yasalarına göre Hasanpur’u ‘Allah’ın düşmanı’ olarak tanımlanıyor ve bunun cezası da idam.
Başta Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) olmak üzere uluslararası insan hakları organizasyonları gazetecilerin idam edilmemesi için kampanyalar başlatmıştı. RSF’nin Hasanpur için başlattığı kampanya halen devam ediyor.
İRAN GAZETECİLER İÇİN CEHENEM
RSF’nin 2007 raporunda İran yönetimi gazetecileri, Washington ve Brüksel için çalışmakla suçluyor. İran’ın gazeteciler açısından Ortadoğu’nun en büyük cezaevi olduğuna dikkat çeken RSF raporunda, “2007’de Tahran ve İran Kürdistan’ında bulunan muhabirler, onlarca gözaltı, mahkumiyet ve gazete kapatmalarla ağır bir bedel ödediler. 2007’de ülkede 50’den fazla gazeteci hapse atıldı. 1 Ocak 2008 itibariyle bunlardan 10’u halen demir parmaklıklar arkasındaydı” ifadeleri yer alıyor.
ANF