KANDİL - Tepemizdeki keşif uçağı neredeyse iki saattir tur atıyor. Güney Kürdistanlı bir amcayla konuşuyoruz. Tam seksen yaşında ve oldukça dinç. Güneyin tüm süreçlerine neredeyse tanıklık etmiş ve hafızası pırıl pırıl… Sadece bu mu? Hayır, sonderece derin ilginç yorumları var.
Bir ara “bu Amerikan uçağı mı Türk uçağı mı?” diye soruyor. Yarım yamalak Sorancamla sorusunu kendisinin yanıtlamasını istiyorum. “Aslında fark etmez” diyor “ha Amerika’nın ha Türkiye’nin sonuçta her ikisi de düşman.” Ardından ekliyor: “Bunlar PKK’den korkuyor…”
PKK OLMASA KDP’Yİ YAŞATMAZLAR
Neden korktuklarını soruyorum, O devam ediyor, “YNK ve KDP de korkuyor.” YNK ve lideri Celal Talabani’nin hava bombardımanı sonrası tutumunu değerlendiren yaşlı Soran, “ben bunların tarihini bilirim, bunların para için yapmayacağı şey yoktur” diye tepki gösteriyor. Kürtlerin yakın tarihinden kimi komplo örnekleri vererek günümüz gelişmelerine dikkat çekiyor: “Bunlar güneydeki Kürtlerin PKK’ye kaymasından çok korkuyorlar çoook...” KDP’nin YNK ile kıyaslandığında görece daha olumlu olan tutumuna ise şöyle açıklık getiriyor: “KDP, PKK’yi çok sevdiğinden değil, biliyor ki PKK olmasa kendisini de yaşatmazlar onun için…”
GERİLLA İLE NEWROZ
Aynı günün akşamı PÇDK Roj TV’de Güney Kürdistan halkına Kandil üzerindeki tecridi kırma ve Newroz’u Medya Savunma Alanlarında gerillayla birlikte kutlama çağrısı yapıyor.
Ertesi gün kandil semaları Türk savaş uçaklarının sesleriyle yankılanıyor. Herhangi bir yeri bombalamayan uçaklar alçaktan dalışlarla alan üzerinde bir müddet dolaştıktan sonra ayrılıyorlar. Bu kez gerillanın yorumlarına başvuruyoruz.
Bir gerilla Zap direnişi sürecinde Güney halkının gerillayı sahiplenmesi ve kara harekatına karşı direnmesinin herkesi düşünmeye sevk ettiğini belirterek, “bu uçuşlar bize yönelik değil, asıl Güney halkına gözdağı vermek istiyorlar” diyor. Bir başka gerilla Güney halkının gerillayla bütünleşmesinin önünü almak için daha başka hamlelerin de yapılabileceğine dikkat çekerek ertesi günkü Newroz kutlamalarının sabote edilmek istendiğini dile getiriyor. “Etkili olur mu, halk çekinerek kutlamaya gelmeyebilir mi?” diye soruyorum. Fazla ihtimal vermeyenler olduğu gibi belli ölçüde etkili olabileceğini söyleyenler de oluyor. Ne kadar etkili olacağını görmek üzere ertesi gün gerçekleşecek olan Newroz kutlamalarının gerçekleşeceği alana doğru yola çıkıyoruz.
KANDİL’İN YOLUNU TUTAN HALK
Sabah uyandığımızda ABD keşif uçağının sesi çok yakından geliyor. Bir önceki günkü savaş uçaklarından sonra peşpeşe turlar atan keşif uçağını görünce yapılacak kutlamaya katılımın bir hayli düşük olabileceğini düşünüyorum ama bu düşüncem yola çıkar çıkmaz değişiyor.
Kandili yol boyu bir baştan bir başa geçen yolda ilerlerken neredeyse her ağaç altında, her düzlükte, her su kaynağının başında kadınlı erkekli, çocuk, ihtiyar, genç insan grupları görüyoruz. Rengarenk giysileri içinde piknik yapıyorlar ve alana bir panayır havası veriyorlar. Salıncaklar kurulmuş, sofralar serilmiş mangallar yakılmış dilana duranlar bile göze çarpıyor. Arabayla yaklaşıp bir grubun yanında iniyoruz. Selamlaştıktan ve Newrozlarını kutladıktan sonra düzenlenecek Newroz kutlamasına katılıp katılmayacaklarını soruyorum; onun için geldiklerini ve tam zamanında orada olacaklarını belirtiyorlar. Hemen yanlarındaki onbeş yirmi kişilik diğer grubun yanına gidip onlara da soruyorum yanıt aynı herkes kutlamaya gelmiş.
‘KDP YÜZLERCE ARACI ÇEVİRDİ ABİ…’
Kutlamanın yapılacağı alana ulaştığımızda hummalı bir hareketlilik göze çarpıyor, birbiriyle kucaklaşmalar, karşılıklı kutlamalar başlamış bile. Güvenlik sağlayan gerillaları geçip alana girdiğimizde bizde karşılaştığımız insanların Newrozlarını kutluyoruz. Hemen yan tarafta on-on beş kişilik bir grup dikkatimizi çekiyor tamamı erkeklerden oluşan grubun yanına yaklaşıp Newrozlarını kutlarken Hewler’de çalışan kuzeyli işçiler olduklarını öğreniyoruz.
“Daha kalabalık geliyorduk ama KDP kontrol noktalarında geçmemize izin verilmedi” diyor biri. Siz nasıl geçtiniz diye soruyorum. Bizim arabamızı da geri çevirdiler ama biz inip yürüyerek kontrol noktasına geri geldik ve buradan bırakmazsanız dağlardan gideceğiz diye dayatınca mecbur kaldılar bırakmaya diyor. İçlerinden en genç olanı “KDP yüzlerce arabayı geri çevirdi abi” diyor. Bir süre sonra aynı engellemenin YNK kontrol noktalarında yaşandığını öğreniyoruz. Ayrıntılarını öğrenmek için YNK tarafından gelenlerin bulunduğu gruba doğru ilerliyoruz. “Bizi tam iki saat beklettiler, üç yüz dört yüz araba birikti en son biri dayanamadı isterseniz beni vurun ben gidiyorum diyerek arabasını sürdü arkasından bütün araçlar vurup geçtik” diye anlatıyor Mam Nuri.
İlginç bir paradoks; üstten Türk ve ABD uçakları alttan KDP ve YNK kontrol noktaları halka aynı şeyi söylüyor: “Sakın gerillayla buluşmayın…”
HEWLER, SÜLEYMANİYE, DOKAN, KERKÜK… HERKES KANDİL’DE
PÇDK yetkililerinden engellemenin devam edip etmediğini soruyoruz. Engellemeyi duyduklarında girişimde bulunduklarını engellemenin bir süreliğine kaldırıldığını ancak her fırsatta engellemenin yine yapılabileceğini belirtiyorlar. Araçlar gelmeye devam ediyor, Güneyin her yerinden geliyorlar Hevler, Süleymaniye, Dokan, Selahattin, Kerkük, yan tarafımızda bir grup dikkatimizi çekiyor. Epey kalabalıklar ve coşkularıyla fark ediliyorlar. Şemzinanlı olduklarını öğreniyoruz. “Sınırı yürüyerek geçtik” diyor bir ana, yaşını soruyorum, “elli iki” diyor ve ekliyor: “Mardinden de gelenler var onlarla da konuşun, oradalar…”
GÜNEY KUZEYLİLEŞİYOR…
Daha onlarla konuşamadan kalabalık bir grubun slogan sesleri yükseliyor. Yaklaşık beş yüz kişilik pankartlı, bayraklı grup Kürt halk önderliğinin büyük boy posteri arkasında ‘Biji Serok Apo’ sloganıyla alana giriyor. Onların girişiyle alandaki hareketlilik ve coşku da belirgin bir biçimde yükseliyor. Görüntüler Şırnak, Cizre, Nusaybin’i andırıyor. ‘Güney Kuzeyleşiyor’ diye düşünmeden edemiyorum.
Başlama saati yaklaşıyor, alandaki sayıyı tahmin etmeye çalışıyoruz üç bine yakın bir sayı göz çarpıyor. Bu arada gelişler devam ediyor. Açılış konuşması anons edildiğinde ve Kürdistan özgürlük mücadelesinde şehit düşenler için saygı duruşuna geçildiğinde ABD keşif uçağı tam üzerimizden geçiyor ve sesi çok yakın geliyor. Kimsenin umurunda değil… Kürtler şehitlerinin huzurunda…
ÜSTTE ABD KEŞİF UÇUŞLARI, ALTTA NEWROZ KUTLAMASI
Newroz konuşması sık sık “Biji Gerilla” ve “Biji Serok Apo” sloganlarıyla kesiliyor. Konuşma sonrasında yerel sanatçılarla başlayan kutlama coşkusuyla dikkat çekiyor. Anlıyoruz ki gerillanın Zap direnişi burada da oldukça etkili olmuş. Halaylar ve zılgıtlar eşliğinde süren kutlamada atılan sloganlardan Türkiye Başbakanı da bol bol nasibini alıyor. “Katil Erdoğan” sloganı burada da hayli popüler.
Ne Türk savaş uçakları, ne sabahtan itibaren tepede dönüp duran ABD keşif uçağı nede KDP ve YNK’nin engellemeleri işe yaramış görünüyor. Halk akın akın gelmeyi sürdürüyor ve her gelen grupla alandaki coşku daha bir yükseliyor. Awazen Çiya sahneye çıktığında coşku doruğa yükseliyor. Gerilla kıyafetleri içindeki grup üyeleri peş peşe söyledikleri şarkılarla alanı coşturuyorlar sıra Oramar parçasına geldiğinde ortalık zılgıtlar, Biji Serok Apo ve Biji Gerilla sloganlarıyla inliyor. Fotoğraf çekmek isteyenlerin yarattığı hafif izdiham güvenlik görevlisi gerillaların müdahalesiyle gideriliyor ve binlerce insan halaya duruyor. Oramar parçası bittiğinde alanda “dubare dubare” sesleri yükseliyor. Parça ikinci kez söyleniyor yetmiyor, üçüncü kez tekrar ediliyor.
HALK GERİLLALAŞIYOR…
Yeni yetişen gruplarla konuşuyoruz. KDP ve YNK kontrol noktalarında engellemeler sürüyor, ABD keşif uçağı neyi keşfediyor bilemiyoruz ama hala keşfedip duruyor kutlama sona doğru yaklaşırken gelişler devam ediyor. Süleymaniye, Hevler gibi uzak yerlerden gelenler dönüş hazırlıklarını yapıyor. Kimse geldiği gibi dönmüyor halk gerillalaşıyor, gerilla halklaşıyor. Tüm engellemelere rağmen Güney Kuzeyleşiyor. Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da Kürtler ‘Apo Kürdü’ olmaya yürüyor…
ERDAL ERGİN - ANF