Haber Arşivi  Bütün Konular
This Text will be replaced by Flash.
English French Deutsch Kurdish Turkish
Ara
Giriş
Kullanıcı Adı:

Şifre:


Menü
icon_home.gif Anasayfa
page_white_text.gif Içeriklergizle/göster
 Radyo & Chat
 Içerikler
 Ansiklopedi
 Forum
 Resim Galeri
 Video Arşiv
newspaper.gif Habergizle/göster
 Haber
 Konu bölümleri
 Haber Yolla
 Web Yenilikleri
icon_poll.gif Bilgigizle/göster
 Anketler
 Bilgi Formulari
 Arkadasina öner
 Top
 Ara
icon_community.gif Toplulukgizle/göster
tree-T.gif User registration
 Kullanici Kayit
 Ziyaretçi Defteri
Shoutbox

Sadece Üye Girişi Yapmış Olanlar Sohbet Edebilir. Lütfen
Giriş Yapın ya da Üye Olun.
Anket
Siz türkler Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

Kürt türk kardeştir
Türkleri sevmiyorum
Türkleri severim

Sonuçlar
Toplam Oy: 357
Yorum: 7
Anketler
Resim Galerisi

Ciha
eydin72

arkadaşlar bence burası gerilla fotografıyla..
(05/11/08 at 09:20)

aniv 3
eydin72

sizi seviyorum
(05/11/08 at 09:16)

BAZİT
kani zani

eline sağlık hewal süper olmuş
(05/10/08 at 17:17)

gerilla 01
universal2..

her biji gerilla
(05/08/08 at 18:46)

baskannapoci0
karayilan_..

seninleyiz öcalan ölene kadar
(05/06/08 at 15:53)

abdullahocalan1
kani zani

başkan serok Apo suz ortadoğu bir mezar beşiğidir...
(05/06/08 at 09:43)

halk
kani zani

serhıldan ya kürdistan ya neman
(05/03/08 at 17:57)

baskannapoci0
kani zani

biji serok apo biji kürdistan biji gerilla
(04/17/08 at 13:10)

ocalan1
kani zani

işte önde işte kürd umudunu yeşeren eziklikten..
(04/17/08 at 11:25)

Ciha
mazlum_van

resimler hepside harika olmuş ellerinize sağlık..
(04/17/08 at 05:44)

Kurdistan Wene Galerî

Toplist


Star Kurd
 
 
Malper Kurd
 
 
Roja Welat
 
 
Kurt Siteler Kurtce Site

Topsites


Ferheng
 
 
Dibistana Kurdî
 
 
Kurdistan Time
 
 
Azadiya Welat
 
 
Firat News Agency
 
 
Yeni Özgür Politika
 
 
Roj TV
 
 
Gündem
 
 
Kurdish Info
 
 
HPG
 
 
PKK

Amnesty

KHRP

IHD

Wîkîpediya

Ensîklopediya azad
OpenOffice Kurdî

Firefox Kurdî

Ubuntu Kurdî

 Devletin devletle 'derin' kapışması
Yazar Azad Tarih: Çarşamba, 26. Mart 2008

Haber Türkiye'nin ve uluslararası güçlerin büyük hesaplarla 21-29 Şubat tarihleri arasında Zap alanına yönelik başlattığı işgal harekâtının hezimetle sonuçlanması sonrasında, devlet içinde başlayan tartışma karşılıklı hesaplaşmaya döndü. Zap hezimetinden sonra AKP'ye kapatma davası açılırken, AKP Ergenekon yapılanmasına yönelik daha önceden başlattığı operasyonu bir adım daha ileri götürdü.

21 Mart sabaha doğru başlatılan operasyon kapsamında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlseveri, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Gazeteci Adnan Akfırat ve işveren İbrahim Benli'nin de aralarında bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltındaki kişilerin Ergenekon operasyonu kapsamında daha önce gözaltına alınanlarla ilişkileri üzerinde durulduğu kaydediliyor.

Bu sıcak gelişmelerin perde arkası ise, operasyonun herhangi bir çete operasyonu olmaktan oldukça uzak olduğunu gösteriyor. Operasyon, AKP'nin temsil ettiği ve devletin önemli kademelerinde kadrolaşmasını tamamladığı gözlenen Siyasal İslam ile Cumhuriyetin kuruluşundan beri devlete hakim olan Kemalist askeri- 'sivil' bürokrasi arasındaki rejim kavgasını gözler önüne seriyor. 3 Kasım 2002'de iktidara gelen AKP, adım adım rejime hakim olmak amacıyla devlet içinde ağlarını ördü. AKP, 22 Temmuz seçimleri öncesinde ordunun yayınladığı 27 Nisan muhtırası ve Cumhurbaşkanlığı krizini de iyi bir siyaset malzemesi yaptı ve mağduriyet siyaseti üzerinden gücünü tazeledi. Yüzde 47 oranında oy alan AKP, devletin önemli kademelerindeki kadrolaşmasını en üst düzeyde ve daha açıktan gerçekleştirmeye başladı. Seçimden hemen sonra önce Cumhurbaşkanlığı makamı, ardından Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, YÖK Başkanlığı gibi önemli kademelere Siyasal İslam'ın temsilcileri getirildi. AKP, bu adımları atarken, Emniyet ve MİT gibi askerle birlikte Türkiye'de etkin olan iki temel kurumda büyük oranda kadrolaşmasını da tamamlamış bulunuyordu. AKP'nin bu tavrından rahatsız olan Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi ise, sürekli olarak laiklik konusunu ve darbe tehdidini gündemde tuttu. Bu şekilde anagündem maddeleri belirtilebilecek olan iki kesimin özellikle 2005'ten beri ayyuka çıkan karşılıklı hamleleri hatırlanırsa, bugün görülen gelişmelerin nedenleri daha iyi anlaşılmış olur.

Şemdinli olayından Danıştay saldırısına

2002-2004 yıllarında, AKP'nin Siyasal İslam'a yönelik emellerine karşı, ordu içinde Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi içinde, başını dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un çektiği radikal bir kesim tarafından 'Sarıkız' ve 'Ayışığı' adlı iki darbe planı yapıldı, ancak AKP'nin niyetini tam olarak açığa vurmaması dolayısıyla zamanlamanın iyi olmayacağı kararı alındı ve ileri bir tarihe bırakıldı. Ortaya çıkan belgelerle darbenin 2009'da yapılmasının planlandığı belgelendi. Bunun farkında olan AKP ise, derin devleti oluşturan Kemalist askeri-'sivil' bürokrasiye yönelik ilk adımlarını 2005'in ilk aylarında attı. Küçük çaplı olarak değerlendirilebilecek 2005'teki Küre ve Sauna çeteleri operasyonları bu kapsamdaydı. Tarihler 9 Kasım 2005'i gösterdiğinde, Kürt halkı büyük bir demokrasi mücadelesi daha vererek, yıllardır Bölge illerinde terör estiren JİTEM'i bir kez daha suçüstü yakaladı ve hükümete teslim etti. AKP, Kürtlerin bu demokratik tepkilerini görerek, gerçek anlamda bir demokratikleşme süreci başlatacağına, bu durumu askeri-'sivil' bürokrasiye karşı bir hamle fırsatı olarak ele aldı. Daha önce ordu bağlantılı JİTEM tarafından 17 patlamanın gerçekleştirildiği Şemdinli'de, 9 Kasım'daki patlama sırasında, AKP'ye bağlı Emniyet İstihbarat Dairesi ve MİT yetkililerinin bulunması tesadüf değildi. Emniyet ve MİT, olayın JİTEM tarafından yapıldığını kabul etti. Fethullah Gülen Cemaati'yle bağlantısı olduğu belirtilen Savcı Ferhat Sarıkaya tarafından hazırlanan Şemdinli İddianamesi'nde ise olayın ucu dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'a kadar götürüldü. AKP daha sonraki süreçte, orduya karşı sadece bir hamle olarak ele aldığı Şemdinli olayını, bir süre sonra orduyla uzlaşarak, hasır altı etti ve Büyükanıt'ın isteği doğrultusunda JİTEM'cileri serbest bıraktı. Ancak sonuç itibariyle, JİTEM ve derin devlet bağlantıları ortaya çıkan ordu ciddi bir şekilde tartışma konusu olmuş oldu. Bu arada, Şemdinli'yi sadece emelleri için kullanması ve Kürtlerin demokratikleşme yönündeki taleplerini görmezden gelmesi nedeniyle AKP de itibar kaybetti. Şemdinli kapışması sürerken, Kemalist askeri-'sivil' bürokrasiyle bağlantılı olduğu belirtilen Ergenekon yapılanması bu kez Danıştay'da sahneye çıktı ve 17 Mayıs 2006'da Danıştay saldırısı düzenledi. Saldırgan Alparslan Arslan'ın başta JİTEM kurucusu Veli Küçük olmak üzere birçok 'derin' bağlantısı ortaya çıktı. Ancak AKP, üstüne yıkılmak istenen ve Siyasal İslamı hedefleyen bu saldırıya karşı hamlesini, Muzaffer Tekin gibi daha alt düzeydeki bazı 'derin' bağlantıları ortaya çıkararak yaptı. 31 Mayıs 2006'da ise Ankara Eryaman'da asker bağlantılı Atabeyler Çetesi ortaya çıkarıldı. Bir bakıma AKP'nin, karşı hamleyi bu küçük çaplı hamlerle savuşturmaya çalıştığı söylenebilir.

Hrant Dink katledildi darbe deşifre edildi

Karşılıklı hamleler, 2007'ye gelindiğinde daha üst düzeyde görülmeye başlandı. Danıştay saldırısında ortaya çıkan ve AKP hükümeti tarafından dokunulmayan güçler, 19 Ocak 2007'de Hrant Dink'i katletti. Tetikçilerin Danıştay planlayıcılarıyla JİTEM-asker bağlantıları tek tek ortaya çıktı. Aynı çete birkaç ay sonra bu kez, Malatya'da ortaya çıktı ve Hıristiyan inancına sahip 3 yurttaşı katletti. AKP'nin adımı gecikmedi ve AKP, 2002-2004 yıllarında planlanan darbe girişimlerini deşifre etti. Ancak, demokratik güçleri bastırmaya yönelik olduğu kadar, AKP'yi köşeye sıkıştırma amaçlı olan bütün bu saldırılar sırasında AKP, gerçekleri ortaya çıkarmak yerine tetikçilerle sınırlı kalmayı tercih etti.

27 Nisan muhtırası 4 Mayıs uzlaşması

Tarihler 18 Nisan 2007'yi gösterdiğinde Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başladı. AKP, kendi adayını ortaya atınca, Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi tekrar atağa kalktı ve Genelkurmay Başkanlığı düzeyinde tepki verdi. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 12 Nisan 2007'de muhtıra niteliğinde bir konuşma yaptı ve laiklik taraftarlarını meydana çıkıp tepki göstermeye çağırdı. Ardından 27 Nisan'da ordu tarafından muhtıra yayınlandı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı seçimi krize girdi ve erken seçim kararı alındı. Başbakan Tayyip Erdoğan 4 Mayıs 2007'de Dolmabahçe Sarayı'nda Büyükanıt'la bir araya geldi. Görüşmede, 'Erdoğan'ın ordunun Kürt sorunu konusundaki isteğini yerine getireceği sözünü verdiği, Büyükanıt'ın ise buna karşılık seçim sürecinde daha kontrollü davranacağı ve AKP'nin başta Cumhurbaşkanlığı makamı olmak üzere atacağı birçok adım için ordunun ses çıkarmayacağı sözü verdiği' kaydediliyor. 'Konjonktürel' olduğu belirtilen bu uzlaşmayla, Kürt sorununa karşı, başta sınırötesi operasyonlar olmak üzere, şiddet politikası konusunda anlaşmaya varıldı. Orduyla bu konuda uzlaşan AKP, seçim sürecinde, muhtıra ve siyasal cinayetlerle ortaya çıkan atmosferi mağduriyet siyasetine çevirerek kullandı. AKP, aynı zamanda, tamamen teslim olduğu görünümünü yaratmamak için, Nisan 2007'de TİT kurucularından Semih Tufan Gülaltay ve çok sayıda adamını tutuklattı. AKP bir adım daha attı ve 12 Haziran 2007'de Ümraniye operasyonu başlattı. Burada ele geçirilen patlayıcılarla birlikte birçok emekli asker tutuklandı. Bunlardan en önemlisi ise, Danıştay saldırısında bağlantıları tespit edilen Muzaffer Tekin'di.

Sınırötesine harekât Sınıriçinde kapışma

Seçimden sonra Abdullah Gül Cumhurbaşkanı, Haşim Kılıç Anayasa Mahkemesi Başkanı, Yusuf Ziya Özcan ise YÖK Başkanı oldu. AKP sınırötesi operasyon içinse sınırötesi operasyon tezkeresi çıkardı ve orduyla birlikte Kürtlerin imhası için her türlü adımı attı. 16 Aralık'tan itibaren hava, 21-29 Şubat tarihleri arasında ise kara operasyonu düzenlendi. Aynı süreçte AKP, türban meselesini gündeme getirdi ve yasallaştırdı. Aynı zamanda AKP, daha önce Danıştay Saldırısı, Dink Cinayeti ve Ümraniye operasyonunda bağlantıları ortaya çıkan Susurlukçu ve JİTEM kurucularından emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Kuvayı Milliye Derneği Genel Başkanı emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ, Susurluk Davası hükümlüsü Sami Hoştan, Avukat Kemal Kerinçsiz, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın ve Halkla İlişkiler Sözcüsü Sevgi Erenerol, emekli Binbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk'ün de aralarında bulunduğu 14 kişiyi tutuklattı. Kara ve hava operasyonlarının fiyaskoyla sonuçlanması, türban meselesinin yarattığı gerilim ve bu arada Veli Küçük gibi önemli kişilerin tutuklanması, 4 Mayıs'ta kurulan ve 'konjonktürel' olduğu belirtilen ordu-AKP ittifakını çatlatmaya başladı ve kapışma kaldığı yerden devam etti. Büyükanıt'ın Erdoğan'la kurduğu ittifaktan ve Zap hezimetinden rahatsız olan Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi şimdiye kadarki en büyük hamlesini yaptı. Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP hakkında 14 Mart'ta kapatma davası açtı. AKP, bunun Ergenekon operasyonuyla bağlantılı olduğunu belirtti ve çıtayı daha da yükselterek karşı hamleye geçti. Tarihler 21 Mart'ı gösterdiğinde Doğu Perinçek ve İlhan Selçuk gibi önemli isimlerin de aralarında bulunduğu 14 kişi, 'Ergenekon operasyonu kapsamında' gözaltına alındı.

Kapışmanın özü rejim meselesi

AKP iktidara geldiğinden bu yana, en temel dayanakları ordu olan Kemalist asker-'sivil' bürokrasiyle rejim üzerinde kapışıyor. Kemalist askeri-'sivil' bürokrasi darbe planları, muhtıra ve siyasi cinayetlerle AKP'ye karşı etkinlik kurmaya çalışırken; Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, YÖK Başkanlığı gibi stratejik devlet kurumlarını ele geçiren ve sendika, eğitim, sağlık, hukuk gibi birçok kurumda kadrolaşan AKP, özellikle Emniyet ve MİT'teki etkinliğini kullanarak karşı hamlelerde bulundu. Dolayısıyla artık bir devletten değil, iki başlı bir devlet yapılanmasından ve Kemalist askeri-'sivil' bürokrasiyle Siyasal İslam'ı temsil eden AKP'nin rejim kavgasından söz edilebilir. Bu arada CHP Lideri Deniz Baykal'ın Perinçek ve Selçuk'un gözaltına alınmasına ilişkin, 'AKP kendi derin devletini oluşturmaya çalışıyor' diyerek tepki göstermesi de dikkat çekti. Bu değerlendirme, 'CHP'nin de dahil olduğu derin devletin tasfiye edilmeye başlandığı, AKP'yi temsil eden bir derin devlet yapılanmasının oluşturulduğu' şeklinde yorumlandı.


İki kesim de Kürtlere karşı

Devlet üzerine süren bu kapışmada Kürtlere yönelik yaklaşımın ne olduğu da önem kazanıyor. İki kesimin izlediği politikalardan anlaşılacağı üzere, Kürtlere yaklaşımlarında bir farklılık gözlenmiyor. Birkaç örnekle bu durum izah edilebilir: 1 - 4 Mayıs görüşmesinde ordu ve AKP Kürtlerin imhası üzerine anlaştı. Bunun sonuçları seçimlere de yansıdı. Bölge illerinde AKP'ye oy çıkması için askerler aktif bir şekilde çalıştı. 2- Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra Eylül 2007'de Bölge illerine gitti ve burada askeri operasyonlar sürecek mesajı verdi. 3- AKP, askerin isteği doğrultusunda Ekim 2007'de sınırötesi operasyon tezkeresini kabul etti ve Kürtlere karşı askeri, diplomatik, ekonomik ve siyasi alanda yoğun bir mücadele verdi. İşgal harekâtları başlatıldı. AKP, orduyu sürekli olarak savundu. 4- 20 Kasım 2007'de DTP hakkında kapatma davası açıldı. Erdoğan davayı savundu, ancak AKP'ye dava açılınca demokrasi havarisi kesildi. 5- Kürt sorununun çözümü için DTP'nin bütün görüşme taleplerini Erdoğan, 'PKK'ye terör örgütü demeyinceye kadar görüşmeyeceğim' diyerek reddetti. 6- Kürtlerin 21 Mart'ta gerçekleştirdiği tarihi Newroz kutlamalarının olduğu gün Perinçek ve Selçuk dahil 14 kişi gözaltına alındı. Bununla AKP, bir kez daha gündemi saptırarak, Kürtlerin taleplerini gündemden düşürmeye çalıştı. Aynı şekilde AKP hükümeti başta Van, Siirt ve Hakkari olmak üzere birçok yerde Newroz kutlamalarına izin vermedi, halka yönelik sert saldırılarda bulundu, polis kan döktü. 7- Genelkurmay'ın sürekli hedef gösterdiği Kürt basınına yönelik AKP hükümeti son bir yılda 25 defa kapatma davası verdi.

NURİ FIRAT

Bu yazı 24-30 Mart tarihli Yaşamda Demokrasi gazetesinde yayınlanmıştır.

Devletin devletle 'derin' kapışması

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.



Seçenekler
           



Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

İlgili Bağlantılar

En çok okunan haber: Haber:

son 5 Haber

Haber Arşivi

Sayfa Üretimi 0.6489 Saniyede, 37 Veritabanı Sorgusuyla