
Avrupa T.C ile birlikte birliktelik icin imzalar atarken, T.C Gerillalari barbarca Katlediyordu.. Insanim diyenlere cagrimdir DURDURUN BU KATLIAMI

besiri_katliami1.jpg, image/jpeg, 800x600Vahşete yargı ortaklığı
Sağ yakalanarak infaz edildiğine dair fotoğraflarını yayınladığımız HPG gerillası Abbas Emani’nin ailesi, Beşiri Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Beşiri Cumhuriyet Savcısı Cuma Ali Yakar, hazırladığı fezlekede Emani’nin çatışmada ağır yaralı olarak yakalandıktan sonra yaşamını yitirdiğini ileri sürdü.
Ülkede Özgür Gündem gazetesinde 28 Ağustos 2006 tarihinde “İnsanlık Yakılıyor”, gazetemizin 29 Ağustos tarihli sayısında ise “Terörizm Budur” başlıklarıyla manşetten duyurulan HPG gerillası Abbas Emani’nin sağ yakalandıktan sonra infaz edildiğine ilişkin haber üzerine İran’da yaşayan Emani’nin yakınları, 6 Haziran günü K.Kürdistan’a gitti. Emani’nin sağ yakalandıktan sonra infaz edildiği yer olan Batman’a giden yakınları, aynı gün İHD Batman Şubesi’ne başvuru yaptı. Emani ailesi, daha sonra İHD Şube Başkanı Saadet Becerikli ve İHD’li avukatlarla birlikte Beşiri İlçesi’ne giderek, Abbas Emani’yi sağ yakaladıktan sonra infaz eden devlet güçleri hakkında Beşiri Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Şaşırtan fezleke
Savcılığın olayla ilgili hazırladığı fezleke, Türk yargısının kirli savaşa ortaklığının belgesi niteliğinde. Haber merkezimize ulaşan fezlekeye göre, çatışmanın ardından Teğmen Naci Derman, Kıdemli Çavuşlar Bekir Kendirli ve Savaş Doğan’ın başvurusu üzerine Beşiri Cumhuriyet Savcılığı 24 Kasım 2005 tarihinde olayla ilgili soruşturma başlattı. Beşiri Cumhuriyet Başsavcısı Cuma Ali Yakar tarafından hazırlanarak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen fezlekede, olay günü Oğuz Jandarma Karakolu’na giden bir ihbarla jandarmaların Beşiri İlçesi Tepecik Köyü Kostepesi kırsalına hareket ettiği belirtildi.
Koztepesi mevkiinde sazlık bir alanda saklanan 7 HPG gerillasına megafonlarla “Teslim ol” çağrısı yapıldığı iddia edilen fezlekede, “Bir süre sonra ateşle karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktığı, iki gün boyunca süren çatışmanın ardından olay yerinde şüphelilerden Mehdi Sıtkı kod adı Xebat Ciwanro (ağır yaralı olması nedeniyle yakalandığından kısa bir süre sonra ölmüştür) diğer şüphelilerin silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildikleri” şeklinde ifadelere yer verildi.
Cesetler üzerinde Batman Cumhuriyet Savcılığı tarafından inceleme yapıldığı, “ölü muayene” ve “otopsi raporlarıyla” cesetlere ait fotoğrafların kendilerine gönderildiği kaydedilen fezlekede, cesetlerin yakınları tarafından teşhis edildiği, teşhisin doğruluğunun saptanması amacıyla alınan doku örneklerinin Adli Tıp Başkanlığı’na gönderildiği belirtildi.
Aileler tanıyamamıştı
Savcılığın hazırladığı fezlekenin aksine, çatışmadan 6 gün sonra Batman Petrol Hastanesi morguna *********ürülen HPG gerillalarının yakınları çocuklarını tanıyamamıştı. Çatışmada yaşamını yitirmiş 7 HPG’liden 6’sının yakılmış ve tanınmaz halde olan cesetlerini gören aileler ise şok geçirmişti. Cesetlerin teşhisi, ancak ailelerden alınan kan, tırnak ve saç teli örnekleri ile yapılan DNA testleri sonucunda anlaşılmıştı. Gerillalardan sadece Ali Ekber Kalsen tanınacak durumdaydı.
Savcılığı yalanlayan vahşet görüntüleri
25 Ağustos günü başlayan ve resmi yetkililer tarafından 3 gün sürdüğü açıklanan operasyon ile ilgili elimize ulaşan yeni fotoğraflar ise, çatışmanın kamuoyuna açıklanmayan boyutunu gözler önüne seriyor.
Operasyonun düzenlendiği bölge, çatışma anı ve çatışma sonrası yaşananların belgelendiği kareler, Beşiri’de yaşanan insanlık dışı vahşeti söze ihtiyaç duymayacak şekilde ortaya koyuyor.
26 Ağustos tarihi taşıyan fotoğraflarda çok sayıda tankın çevirdiği bölgenin çevresini kuşatan askerlerin vadiyi kurşun yağmuruna tuttukları görülüyor. Yine aynı günün tarihini taşıyan başka bir fotoğrafta, yetkililerce operasyonun devam ettiği gün olarak gösterilmesine rağmen; askerlerin, söz konusu bölgede rahat bir şekilde hareket ediyor olmaları, HPG’lilerin söylendiğinden çok önce öldürüldüğü iddiasını güçlendiriyor.
27 Ağustos tarihli bir fotoğrafta, çatışmada yaşamını yitiren Cennet Dirlik ve arkadaşlarının cesetlerinin yan yana dizildiği ve morgda karşılaşılan görüntülerini aksine bu resimlerden çok net olarak seçildikleri görülüyor. Gerilla cenazelerinin göğüs bölgelerine beyaz bir kağıda büyük harflerle kod isimleri yazılmış.
27 Ağustos tarihli başka bir fotoğrafta ise, sağ yakalandıktan sonra infaz edildiği fotoğraflarla belgelenen Abbas Emani’nin cesedi, gerilla kıyafetli arkadaşlarının yanına, asker elbiseleri ile yatırılmış. Karede bulunan arkadaşlarında olduğu gibi Emani’nin de yüzü ve vücudunda herhangi bir ezilme veya yanık izi görünmüyor.
Güvenlik güçlerinin çatışmanın 3 gün sürdüğün kamuoyuna duyurmalarına rağmen, olayın üçüncü gününde HPG’lilerin kod isimlerinin yazılıp cesetlerin üzerlerine bırakılması dikkat çekiyor.
Fezlekede, Emani’nin ağır yaralı yakalandığı ve sonra yaşamını yitirdiği belirtilmesine rağmen, fotoğrafta ölü ele geçirilmiş gibi yansıtılmış. Diğer HPG’lilerin üzerinde gerilla kıyafetleri ve mekap ayakkabı olmasına rağmen Emani’nin üzerinde askeri giysi ve ayağında postal olması dikkat çekiyor. Emani’nin vücudunda kan izi gözükmüyor.
27 Ağustos tarihli. Çatışmada yaşamını yitiren 7 HPG’liden 3’ünün yan yana dizilmiş cesetleri. Nucan kod adlı Cennet Dirlik’in yüzünde ve vücudunda herhangi bir tarihbat gözükmezken, ailesi cenazeyi parçalanmış bir şekilde teslim aldı.