BEHDİNAN - Komalen Ciwan, Kürt Halk Önderi
Abdullah Öcalan’a karşı gerçekleştirilen uluslar arası 15. Şubat komplosunu
kınayarak, gençleri komploya karşı eyleme çağırdı.
Komalen Ciwan Koordinasyonu tarafından, 12. Yılına giren 15 Şubat komplosu
vesilesiyle yapılan açıklamada, “Kürdistan gençliği olarak insanlığın alnına
kara bir leke gibi sürülmüş olan uluslar arası komployu kınıyor, komployu tüm
uygulamaları ile birlikte ortadan kaldırma sözümüzü yineliyoruz”
dendi.
Öcalan’ın 15 Şubat komplosunun sonucu olarak 12. yıldır en ağır
tecrit ve işkence koşulları altında tutulduğu kaydedilen açıklamada, geçen 12
yıl içinde Öcalan’ın direnişinin sistematik zehirleme, fiziki müdahale, ölüm
tehdidi, onur kırıcı uygulama dahil ter türlü insanlık dışı uygulamalarla
kırılmak istendiği belirtildi.
“Bütün bunlar yetmezmiş gibi en son,
Önderliğimizin ‘’17 Kasım darbesi’’ olarak adlandırdığı saldırı ile İmralı’daki
işkence koşulları daha da ağırlaştırılmış, işkence hücresi ölüm çukuruna
dönüştürülmüştür” denilen açıklamada, saldırıların Öcalan şahsında Kürt halkının
özgürlük iradesini kırma, özgürlük taleplerinden geri adım attırma amacıyla
gerçekleştirildiği vurgulanarak şunlar belirtildi:
“Ancak bütün bu
saldırılara rağmen Önder Apo özgürlük taleplerinden hiçbir geri adım atmadığı
gibi, Kürdistan özgürlük direnişinin öncülüğünü bütün bu saldırılara rağmen 12
yıldır tek başına en başarılı şekilde yürütmüştür. Ancak bunu hazmetmeyen faşist
Türk devleti, en son tezgâhladığı ölüm çukuru ile adeta Önderliğimizden intikam
almaya çalışmıştır. Bu durum kabul edilebilecek, normal, sıradan bir durum
değildir. Önder Apo’nun fedaisi olma andı içmiş Kürdistan gençliği açısından bu
duruma alışmak, bunun böyle sürmesine seyirci kalmak bir utanç kaynağıdır.
Kürdistan gençliği bugün kendi toplumsal, ulusal, kültürel kimliğinden,
gerçekliğinden utanç duymuyorsa aksine bunu dile getirirken, ifade ederken övünç
duyuyorsa bu Önder Apo‘nun yarattığı bilinç ve irade düzeyinin bir sonucudur.”
Öcalan’ın 37 yıllık mücadele tarihlerinde yaratılan tüm “kutsal
değerlerin bileşkesi, kurumsal ifadesi” olduğu vurgulanan açıklamada, özgürlük
mücadelelerinin hiçbir değerinin Öcalan’ın emeğinden, çabasından, kahramanca
direnişinden kopuk ele alınamayacağı kaydedildi.
“Onurlu, soylu bir
yaşamı biz ÖNDER APO dan öğrendik. Bizler, yani onurlu Kürdistan gençleri için
Önderliğimiz en temel varlık ve yaşam gerekçemizdir. Onsuz bir yaşamın ne anlamı
nede gereği vardır. Bu böyle bilinmelidir. Dolayısıyla ona dönük her tür
saldırıyı kendi varlığımıza, onurumuza, irademize dönük bir saldırı olarak
görmekteyiz. Bu saldırıları püskürtmek için onur ve haysiyet sahibi her Kürt
gencinin birer ateş topuna dönüp düşmanın beyninde patlaması gerekmektedir.
Faşist-sömürgeci, komplocu güçlerin ateşle oynadığını gösterme, hatırlatma
görevi fedai Kürdistan gençliğine düşmektedir.”
Kürt halkı olarak
kültürel olarak soykırım, ekonomik olarak talan ve sömürü, ülke orak ise işgal
durumu yaşadıkları belirtilen açıklamada, Kürt sorununun çözümü konusunda
yapılan “açılım” safsatalarına rağmen, halk ve onun legal siyasetçilerinin
elleri kelepçelenip toplama kamplarına götürülür gibi tutuklanmasının bu durumu
en iyi açıklayan bir örnek olduğu ifade edildi.
Çocuk ve gençlerin
devlet güçlerince sokak ortasında katledilmesi, gerilla güçlerinin tasfiyesi
için her türlü yol ve yöntemin denenmesi ile Öcalan’a her gün farklı işkence
yönteminin dayatılmasının, artık kaybedecek hiçbir şeyin kalmadığının açık
ifadesi olduğu belirtilen açıklamada şunlar vurgulandı:
“Şu anda
yaşananlar Nazi faşizminin başka bir versiyonudur. Sadece zaman ve mekân
farklıdır. Düşman, bize karşı yürüttüğü siyasette gayet nettir. Bu siyasetin
amacı; inkâr, imha ve tasfiyedir. Şu anda yapılanlarda tamda bu siyasetin
pratikleştirilmesidir. Ancak bazı işbirlikçi yarım akıllılar bu katliamcı
güçlerden halen medet ummaktadırlar. Her şey ortada olmasına rağmen, Türk
devleti ve AKP’den çözüm beklemekte, bunların politikalarına destek
vermektedirler. Oysaki faşist AKP, Kürtlerin katli için çıkarılan fermana bizzat
imza atmış ve bunun uygulamasını birebir üstlenmiştir. Bu politikalar uluslar
arası komplonun devamı niteliğindedir. Kürt halkı üzerindeki lanetli komplo
devam ettiğini göstermektedir.
Artık Yeter! Kürt halkı ve Kürt gençliği
bu komployu ve bugün de komplonun devamı olan saldırıları, bu onur kırıcı
uygulamaları sineye çekmeyecektir. Bizim özgürlüğümüz, onurlu yaşam koşulumuz
önder Apo’nun özgürlüğüyle bağlantılıdır. Kahraman Kürdistan gençliği için önder
Apo, özgür yaşam ifadesi ve anlamıdır. Kürdistan gençliği olarak önder Apo’nun
büyük direnişine vereceğimiz cevap 12. yılında komplo sistemini parçalamaktır.
Bu halkımıza karşı da olan tarihsel görevimizdir. Apocu Gençlik Hareketi olarak
2010 yılını Önderliğimizin özgürlük yılı haline getirmek, bunun mücadelesini
yürütmek, örgütlülüğümüzün ve eylemlerimizin esası olacaktır.”
Komalen
Ciwan Koordinasyonu, Kürt halkının kara günü olan lanetli 15 Şubat komplosunu
kınama eylemlerinin şimdiden başlatılmasını isteyerek, Kürt gençlerine şu
çağrıda bulundu:
“Kürt gençliğinin 15 Şubat komplosuna karşı
geliştireceği her eylem, her direniş komplo sistemini daha da daraltacak, bizi
Önder Apo’nun özgürlüğüne daha çok yaklaştıracaktır. İşgalci-sömürgeci, faşist
güçlere ve komplo rejimine karşı eylem ile direnmek, sesimizi tüm sokaklara, tüm
evlere, tüm insanlara duyurmak temel amacımız olmalıdır. Kürt gençliğinin
komployu unutmadığını, asla unutmayacağını, hesap sorana ve Önder Apo’nun
özgürlüğünü sağlayana kadar mücadele edeceğini bir daha ve her defasından daha
güçlü bir şekilde tüm dünyaya göstermeliyiz. Yiğit Kürdistan genliğinin tarihi
bu kahramanlıklarla doludur. Bunu başarma gücü, iradesi ve en önemlisi de
cesareti vardır. Bu temelde, bu süreçte temel sloganımız; Herkes, Her yerde
Eyleme! Olmalıdır.
Bu temelde tüm Kürdistan gençliğini her yerde, her
düzeyde geliştireceği eylemlerle, komployu lanetlemeye, Önder Apo etrafında
birlik olup kenetlenmeye çağırıyoruz. “
ANF