Çocuklarının cenazelerini alamayan HPG’lilerin aileleri sloganlarla karşılandı. Binlerce kişi “evlatlarımız onurumuzdur, cenazelerimizi sahipleneceğiz” mesajı verdi.
Serhildanlarla toprağa vereceğiz
Uluderede yaşamını yitiren HPG’lilerin cenazelerini alamayan aileler geri döndü. Binlerce kişi tarafından “Şehit namirin” sloganlarıyla karşılanan aileler, cenazeleri alacaklarını ve serhildanlarla toprağa vereceklerini söylediler.
Şırnak’ın Uludere İlçesi kırsalında çıkan çatışmada yaşamını yitiren 11 HPG gerillasının cenazelerinin verilmemesi üzerine, aileler geri döndü. Geri dönen aileler binlerce kişi tarafından “İntikam” ve “Şehit namirin” sloganlarıyla karşılandı. Yapılan konuşmalarda ne pahasına olursa olsun cenazelerin alınacağı ve serhildanlarla toprağa verileceği belirtildi. Şırnak’ın Uludere İlçesi kırsalında çıkan çatışmada yaşamını yitiren Şenay Güçer (Delila Meyaser), Ahmet Kara (Andok Farqin), İshak Yakut (Amed Akdağ), Deniz Türk’ün (Andok Deniz) yakınları, Amed’in Bismil İlçesi Üçyol mevkiinde aralarında DTP’li yöneticiler ile kurum temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 20 araçlık bir konvoy tarafından karşılandı. HPG’li Şenay Güçer’in annesi Gülsüm Güçer, burada “Bukê Delalê” şarkısını söyledikten sonra, “Kürt halkının başı sağolsun. Kızım Kürdistan şehididir” dedi. Konvoy, buradan Kulplular taziye evine gitti. HPG’lileri karşılamak için DTP Merkez İlçe binası önünde yaklaşık 250 kişilik bir grup, Hatboyu Caddesi’nde bulunan Kulplular taziye evine doğru sessiz bir şekilde yürüyüşe geçti. “Şehit namirin”, “Amed şehitlerine sahip çık” sloganı atan kalabalık gruba yer yer güvenlik güçleri kaldırımda yürümeleri uyarısında bulundu. Taziye evine gelen grup, burada 4 HPG’linin ailesini “Ey şehid riya te riya me ye”, “Şehit namirin” sloganıyla karşıladı. Kitle HPG’li Şenay Güçer’in annesi Gülsüm Güçer’i büyük alkışla karşıladı.
Karşılamanın ardından yine kalabalık grup sloganlar atarak, katliamı oturma eylemi ile protesto etti. Taziye evine 11 HPG’linin fotoğrafları asılırken, kadınlar ağıtlar yaktı. Taziye evinde kısa bir konuşma yapan DTP Diyarbakır İl Başkan Yardımcısı Musa Farisoğulları, “Bbütün Kürt halkının başı sağolsun. Yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Akan kan durdurulsun. Ne Kürt ne de Türk gençleri artık ölmesin. Ölümlerin durması için operasyonlar durdurulsun” dedi. Taziye evinde taziyeleri kabul eden ailelerden Silvan doğumlu Şenay Güçer ve Ahmet Kara’nın aileleri Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’ne hareket etti. Kitlesel olarak karşılanacak olan 2 aile, taziyeleri burada kabul edecek.
Türk ve Yakut için taziye evi
HPG’liler Deniz Türk (Andok Deniz) ve İshak Yakut (Amed Akdağ) ile 1989’da yaşamını yitiren PKK’li Saim Türk (Şevger) için Amed’de taziye evi kuruldu. Yakut için Mekke Camii’nde, Türk için de Kulplular Yasevi’nde taziyeler kabul ediliyor. Saim ve Deniz Türk’ün büyük boyutlardaki fotoğrafları yasevine konulurken, Saim Türk’ün yaşamını yitirdiği bölgeden getirilen toprak ise fotoğrafların önüne bırakıldı. Türk ailesi iki çocukları için taziyelerini birlikte yapma kararı aldı.
Antep’te binler karşıladı
HPG gerillası Rahime Tuncer’in (Avesta Amed) ailesi, cenazelerin verilmemesi üzerine Antep’e döndü. Tuncer ailesini Şahinbey İlçesi’nde Şarlıdere Caddesi üzerinde yaklaşık 2 bin kişi karşıladı. Demokratik Konfederalizm bayrakları taşıyan grup, çatışmada yaşamını yitiren 11 HPG’linin fotoğraflarını taşıdı ve yakalarına astı. Tuncer ailesinin otobüsten inmesi ile birlikte kalabalık sloganlar eşliğinde yaklaşık 15 dakika yolu trafiğe kapattı. Baba Ramazan Tuncel’i alarak taziye evine doğru yürüyüşe geçen grup sık sık “İntikam”, “Bijî Serok Apo”, “Dişe diş kana kan seninleyiz Öcalan”, “Şehit namirin”, “Sonuna kadar sizinleyiz”, “TC şaşırma bizi dağa taşırma” sloganlarını attı. Kalabalığın taziye evine ulaşması ardından HPG’li Tuncer’in ağabeyi Mustafa Tuncer burada konuşma yaptı. Tuncer, “kardeşim Rahime sadece bizim değil tüm Kürtlerin şehididir. Türkiye devleti Kürt halkının barış taleplerine sürekli imha ve inkar ile karşılık veriyor. Kız kardeşimin anısına sonuna kadar bağlı kalacağız. Mücadelesini hergün yükselteceğim” dedi.
Serhildan’dan korkuyorlar
Rahime Tuncer(Avesta Amed) için Şahinbey’in Vatan Mahallesi’nde kurulan taziye evi ziyaretçi akınına uğruyor.DTP yöneticileri ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi, taziye evini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti. Taziyede konuşan DTP Antep İl Başkanı Mustafa Tuç, “cenazeleri serhildanlardan korkulduğu için vermiyorlar. Bugün de olsa, bir ay sonra da olsa, biz cenazelerimizi sahipleneceğiz ve bu serhildanı yapacağız. Bu devlet bunu böyle bilsin ve kafasına böylece soksun” dedi.
‘Cenazemizi alacağız’
Nasır Aydın’ın(İsyan Brusk) ailesi de, Varto’ya bağlı Sazlıca (Qerqerut) Köyü’nde taziye çadırı kurdu. Varto Belediye Başkanı Demir Çelik ve DTP ilçe yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi taziye çadırını ziyaret etti. DTP Varto İlçe Başkanı Mehdin Akbal, Türkiye ve İran’ın Kürtlere karşı insanlık dışı bir uygulama içinde olduğunu söyledi. Akbal, “Gencecik insanlar yaşamlarını yitiriyor, Kürt halkına ve evlatlarına insanlık dışı vahşet uygulanıyor. Kürt halkı ve gerillaları bu zorluklardan, baskılardan, vahşetten asla korkmayacak. Kürt halkı verdiği özgürlük mücadelesine sonuna kadar sahip çıkacaktır” diye konuştu.
Baba Mehmet Aydın ise, oğlunun yaşamını yitirdiği çatışmada kimyasal silah kullanıldığını belirterek, “çocuklarımızı kimyasallarla öldürmüşler. Bacaklarını, kollarını koparmışlar, bu vahşet insanlığın yüzkarasıdır. İnsanlık ayıbıdır, insanları böyle hunharca öldürmek, kimyasallarla öldürmek, cenazeleri parçalamak insanlığa yakışacak bir şey değil. İnsan vicdanı bunu kabul edemez. Uyguladıkları bu vahşetler insanlığın yüz karası olduğu için cenazelerimizi vermediler. Bir avuç toprak da kalsa biz cenazemizi alacağız” dedi.
‘Tahammülümüz kalmadı’
HPG’li Cebrail Turan (Rohat Dılpak) için Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde taziye çadırı kuruldu. Güngör Mahallesi’nde kurulan taziye çadırını yüzlerce kişi ziyaret etti. Taziye ziyaretinde konuşma yapan Yüksekova Belediye Başkanı M. Salih Yıldız, operasyonların son bulmasını istedi. Kürt sorununun çözümünde şiddet unsurunun devreden çıkarılması gerektiğini belirten Yıldız, şunları dile getirdi: “Son seçimlerden sonra AKP Hükümeti ve yine 2 gün önce seçilen Cumhurbaşkanına sesleniyorum; Kürt sorunu demokratik zeminde çözülmelidir. Şırnak’ta hayatlarını kaybeden bu gençler bu ülkenin insanıdır. İmhaya dayalı politikaların ürünü olan bu ölümler karşısında artık hiçbir anne ve babanın tahammülü kalmamıştır. Biz belediye başkanları olarak da artık halkımıza cevap olamamaktayız. Çözümü operasyon ve imhada arayanları bir aylığına bölgeye davet ediyorum. Acaba bu acılı baba ve annelere ne cevap verecekler? Seçimlerden sonra operasyon ve ölümler arttı. Bu hükümet eğer özgürlük ve refah hükümetiyse biran önce operasyonları durdurmalı, demokratik adımları atmalı.” Yaşadığı acıyı dile getiren HPG’li Cebrail Turan’ın babası Ramazan Turan ise, “devlet acaba insan öldürmekten çok mu zevk alıyor? Benim yüreğim yanıyor. Çocuğumun cenazesini bana versinler. Bu halkları birbirine düşman etmesinler, bu akan kanı durduracak bir babayiğit yok mudur?”
HABER MERKEZİ
‘Serhildan zamanı’
Mersin Demokratik Halk İnisiyatifi Türk devletinin imha ve inkar siyasetine karşı Kürtleri serhildana çağırırken, Adana Apocu Gençlik İnisiyatifi de cenazelere sahiplenme ve ‘topyekün direniş’ çağrısı yaptı.
Türk devletinin özelde gerilla genelde de Kürt halkı üzerinde yürüttüğü imha politikalarına karşı Kürtler direnişe çağrıldı. Mersin Demokratik Halk İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada Kürtlere serhildan çağrısı yapıldı. “İmha ve inkarcılığa karşı gelinen aşamada sesiz kalmak, onaylanmak ve buna ortak olmak demektir” denilen açıklamada, ABD, İran, Irak ve Türkiye’nin bölgeyi yeni bir savaşa sürüklemek istediği ve buna karşı durmanın bir insanlık görevi olduğu belirtildi.
Demokratik Halk İnisiyatifi’nin açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi: “Şehitlerimize sahip çıkmak, her koşul altında bu inkar ve imhaya karşı serhildanlara kalkma zamanı gelmiştir. Her Kürdün yaşadığı yerden doğru, sokağından, köyünden ve kentten her yerden serhildana kalkmak ve kendi onurlarına sahip çıkmalıdırlar. Daha fazla direniş, daha fazla özgürlük çizgisine sahip çıkarak, şehitlerimize sahip çıkalım.”
Topyekün direniş çağrısı
Adana’da Apocu Gençlik İnisiyatifi, Şırnak’ın Uludere İlçesi kırsalında yaşanan çatışmada kimyasal silah kullanıldığı iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Artan operasyonlar ve çatışmalara dikkat çekilen açıklamada, ‘topyekün direniş’ çağrısı yapıldı. 11 HPG’linin cenazelerinin sahiplenilmesi istenen açıklamada, KCK Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit uygulamalarının da yoğunlaştığına dikkat çekildi. Açıklamada, “biz Adana’da bulunan Kürt gençliği olarak gelen gerilla cenazelerine kitlesel olarak sahip çıkmaya çağırıyoruz. Önderliğimize yapılan tecrit ve hücre cezalarını gözönünde bulundurarak, Türkiye metropollerinin huzurunu bozmaya ant içiyoruz” denildi.