
Hemkan köyünde 12 kişinin yaşamını yitirdiği katliamla ilgili İHD’yi arayan bir kişinin verdiği bilgiler, saldırının JİTEM tarafından yapıldığını doğruladı. Verilen bilgiler, korucubaşı Tahir Adıyaman’ın da saldırıda parmağı olduğunu gösteriyor.
Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Hemkan (Beşağaç) Köyü’nde 7’si korucu 12 köylünün yaşamını yitirdiği silahlı saldırı olayı ile ilgili İHD’yi arayan bir kişi, ağır saldırıda yaralanan Erdal Acer’in, yanına giden köylülere, “bizi vuranlar Jirki Aşireti’nin korucularıydı” dediğini söyledi. Aynı şahıs, Korucubaşı Tahir Adıyaman’ın olaydan sonraki gün köylülere, “ben size ne diyorsam o şekilde ifade vereceksiniz, sakın başka şeyler konuşmayın. Başınıza gelecekleri biliyorsunuz” diye tehditler savurduğunu ileri sürdü. İHD’yi arayan adı vermek istemeyen kişi, heyetin köyde bulunduğu sırada çekim yapan şahsın çektiği görüntüleri Tahir Adıyaman’ın köyü olan Çeman (Ayvalık) Köyü’ne götürerek, Adıyaman ve Tabur Komutanı’na verdiğini, köylülerin bunu bildiği için doğruları söyleme koşulunun bulunmadığını açıkladı.
Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Hemkan Köyü’ne giden minibüste bulunan ve aralarında korucuların da bulunduğu yolculara 29 Eylül’de saldırı düzenlendi. 1993 yılında meydana gelen Güçlükonak katliamına benzer özellikler taşıyan olayın ardından oklar, JİTEM’i ve rant kavgası yürüten korucuları gösterirken, olayın üzeri ‘PKK yaptı denilerek’ kapatılmaya çalışıldı. Türkiye Meclis İnsan Hakları Komisyonu ile insan hakları savunucularından oluşan heyetler, olay yerinde inceleme yaptı. Olayla ilgili bir çok bulgu ortaya çıkarken, İnsan Hakları Komisyonu, raporunda bir çok gerçeği görmezden gelerek, kamuoyunu tatmin etmeyen bir rapor hazırladı.
Telefon kaygıları doğruladı İHD tarafından hazırlanan raporda da silahlı korucu ve askerlerin bulunduğu ortamda yapılan görüşmelerde, sağlıklı bilgi alınamadığı belirtilerek, soru işaretleriyle raporunu kamuoyuna açıkladı. İHD’nin raporunda dikkat çeken önemli bir nokta, İHD’ye telefonla bilgi veren birinin aktardıkları oldu. İHD’yi telefonla arayan ve İHD Genel Başkan Yardımcısı Reyhan Yalçındağ ile görüşen ve ismini açıklamak istemeyen şahsın, “köyde bulunan şahıslardan hiçbiri tam olarak neler yaşandığını söyleyemez, çünkü orada korkunç bir baskı vardır” demesi kaygıları haklı çıkardı.
Adıyaman’dan ailelere tehdit Katliamdan önce Jirki Aşireti Lideri ve korucubaşı Tahir Adıyaman’ın su ihalesine talip olduğunu aktaran şahıs, Adıyaman’a bağlı korucular ile Beşağaç köylüleri arasında bu nedenle husumet bulunduğunu aktardı. Yıllar önce Hemkan Köyü’nden zorla çıkartılan köylülerin Tahir Adıyaman’a sığındığı bilgisini veren şahıs, şunları aktardı:
“Ben olay olduğu akşam da oradaydım. Beytüşşebap Devlet Hastanesi’ne ölen kişilerin cenazeleri getirilmişti. Tahir Adıyaman, ertesi sabah erkenden hastaneye geldi ve ailelere yönelik olarak ciddi tehditler savurdu. Adıyaman, ‘…Ben size ne diyorsam o şekilde ifade vereceksiniz, sakın başka şeyler konuşmayın. Başınıza gelecekleri biliyorsunuz! Ben ne desem öyle olacak’ dedi.”
Beyaz minübüslerde gezenler JİTEM elemanlarının bölgede askeri araçla gezemedikleri için askeri minibüsleri farklı renklere boyadığını ifade eden şahıs, “Olay gerçekleşmeden önce son günlerde üzerinde ‘Coca-Cola’ yazılı beyaz transit bir minibüs çevrede geziyordu ve aslında bu minibüs sonradan beyaza boyanmıştı. Çünkü minibüsün iç boyası askeri renkti. Bu minibüsün sürekli olarak plakası değişiyordu. JİTEM üyeleri bu araçla çevreyi geziyorlardı” şeklinde konuştu. JİTEM elemanlarının bu tür provokatif eylemler için gezdiğini ifade eden şahıs, geçtiğimiz yıl JİTEM elemanlarının HPG’lilerin kıyafetlerini giyerek, Kaşura Köyü’ne gittiklerini ve köylüleri öldürmek istediklerini ancak köylülerin JİTEM elemanı olduklarını fark etmeleri üzerine direnişe geçtiklerini ve JİTEM elemanlarını köyden kovdukları bilgisini de verdi.
Tanıklar gerçekleri anlattı, ama...! İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın yaralı Memduh Acer ile görüştüğünde yanında bulunduğunu anlatan şahıs, Acer’in olayı kimin yaptığını bilmediği yönünde söylediğini ancak Atalay’ın olaydan sonra ‘PKK yaptı’ şeklindeki beyanlarının da gerçekleri saptırma yönünde olduğu sorularını gündeme getirdi. İHD’yi arayan şahıs, olaydan sonra minibüste bulunan akrabalarının yanına giden köylülere ağır yaralı olanların, “..Bizi vuranlar Jirki Aşireti’ne mensup koruculardı...” şeklinde konuştuklarını da aktarırken, “aslında köylülerin hepsi bunu biliyor ama çok korktukları için doğruyu söylemiyorlar” dedi.
Olay günü su ihalesini alan müteahhit köy Muhtarı Yusuf Acer ile su şebekesi işinde çalışmamasına rağmen birlikte su şebekesi çalışmasının yapıldığı yere gittiğini de belirten şahıs, olay yerinde bulunan konserve kutularının içindeki yiyeceklerin ise yeni olduğunu ifade etti. Konservelerin askerlere veya koruculara ait olduğunu belirten şahıs, bölgede çobanlık yapan bir kişinin de olaydan 3 saat sonra olay bölgesine gittiğini gördüğünü bildirdi.
Görüntüler ilgililere iletildi! İnsan Hakları Heyeti ile Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun köye gelmeden önce tüm köylülerin uyarıldığını aktaran ismini vermek istemeyen sözkonusu kişi, “sizlerden önce Tahir Adıyaman köye geldi ve tüm herkesi tekrar sadece kendisinin istediği şekilde konuşmaları için uyardı. Hatta kadınları da olaydan sonra ayrıca toplamışlar ve tehdit etmişler; ‘Kimseye bir şey söylemeyin, konuşmayın!’ şeklinde uyarmışlar. Sizler köyden ayrıldıktan sonra, gün boyu sizleri, görüşmelerinizi kamerayla kayıt altına alan jandarma görevlileri, çekilen görüntüleri Tahir Adıyaman’ın köyü olan Çeman Köyü’ne giderek orada bulunan Tabur Komutanı’na verdiler. Köylülerin yanında her şey kayıt altına alındığı için ve bunların Tahir Adıyaman ile komutana verileceğini bildikleri için köylülerin size doğruları söylemesi imkansızdı” diye konuştu. Hemkan Köyü Korucubaşı İhsan Acer’in de JİTEM’le birlikte çalıştığını ve Tahir Adıyaman’ın en yakın adamı olduğunu belirten İHD’yi arayan kişi, İhsan Acer’in de bu katliamla bağlantısı olduğunu ileri sürdü.
Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Beşağaç (Hemkan) Köyü’nde Yusuf Ataman isimli müteahhide ait şirketin yaptığı su şebekesinde çalışan 2’si geçici ve 5’i gönüllü köy korucusu olmak üzere toplam 14 kişiyi taşıyan bir minibüs, 29 Eylül 2007 günü akşam üzeri saatlerinde iş bitiminden sonra köye dönerken, köye yaklaşık 10-12 kilometre mesafede bulunan Sıhala Deresi mevkiinde kimliği belirsiz kişiler tarafından taranmıştı. Aracın şoförü Kamil Akdoğan, Gönüllü Köy Korucuları Rahmi Acer, Kadri Acer, Orhan Acer, Kazım Acer, GKK ve köy muhtarı Yusuf Acer ile Geçici Köy Korucusu olan işitme ve duyma engelli kardeşi Zeki Acer, köylüler Reşit Acer, Harun Acer, Sefer Acer, Bengin Acer ve Cuma Ermahan yaşamını yitirmiş, Memduh ve Erdal Acer yaralanmıştı.
VELİ AY
DİHA/AMED